In "Göğsünü Yasla," Ahmet Hatipoğlu sings from the wreckage of a love that was both medicine and poison. The beloved became the only cure, yet finding them again brought a strange, self-inflicted suffering the heart accepts as fate. Even exile or prison would be bearable if that presence remained, because life without it loses all meaning. The plea to lean close and guide the way turns the beloved into the only light that keeps the eyes alive, a star that must never go out.
Göğsünü Yasla Lyrics by Ahmet Hatipoğlu
Kanadı kırık bir kuşum artık
İlacım sendin
Aradım durdum izini
Buldum zehirlendim
Kabahat bende
Yüküm ağır anca kabullendim
Bu nasıl keder Allah’ım
Sana mı mühürlendim
Sürgüne gönder
At zindanlara
Razı gönül
Sen de olmazsan
Anlamı yok gülüm
Varlığın en büyük ödül
Göğsünü yasla
Al senin olsun
Ben yolu bilmem
Sen bana anlat
Yıldızı parlar
Gözlerimin hep
Sen bakıyorsan
Sönmesin asla
Sürgüne gönder
At zindanlara
Razı gönül
Sen de olmazsan
Anlamı yok gülüm
Varlığın en büyük ödül
Göğsünü yasla
Al senin olsun
Ben yolu bilmem
Sen bana anlat
Yıldızı parlar
Gözlerimin hep
Sen bakıyorsan
Sönmesin asla
Göğsünü yasla
Al senin olsun
Ben yolu bilmem
Sen bana anlat
Yıldızı parlar
Gözlerimin hep
Sen bakıyorsan
Sönmesin asla
